“Ahd-i al-atik”de (Tevrat’ta) konuştuğu söylenen Tanrı, "Barış", "Kardeşlik", "Karşılıklı Yardim", "Sevgi" vs... gibi şeyleri...

Çünkü “Ahd-i al-atik” (Tevrat), daha ilk satirindan son satirina varincaya kadar, bütünü ile, İsrail oğullarıni Tanrı'nin kendi seçkin ve sevgili kullari, kendi kavmi olarak tanimlar; Tanrı güya İsrail oğulları hakkinda: "Ogullar besledim ve büyüttüm" (Isaya, Bap 1: 2) diye konusur. Ve Tanrı'nin bütün istedigi sey İsrail oğullarınin kendisine karsi asi olmamalari ve verdigi emirleri (seriati) harfiyen uygulamalaridir. Bunu yaptiklari sürece Tanrı onlaranimet yagdirir, onlara yardimci olur, onlari baska kavmlara karsi saldirtir, bu kavmlerin isanlarini kiliçtan geçirtir, ve onlarin mallarini çapul ettirir. Ve güya Tanrı kendi kendine sunu kararlastirmistir ki kendi kavmi dünyanin her yerinden gelip Yerusalimde oturacaklardir; söyle der: Ve Tanrı, kendi kavmini bütün diyarlardan kurtarip Yerusalime getirecek ve kendisi de onlarin arasina yerlesecektir: "Iste ben, kavmimi Dogu diyarindan ve Bati diyarindan kurtaracagim, ve onlari getirecegim ve Yerusalim içinde oturacaklar; ve onlar benim kavmim olacak ve ben hakikatle, adaletle onlarin Allahi olacagim" (Zekerya, Bap 8:7-8)

Ahd-i al-atik’de (Tevrat’da) bunun böyle oldugunu açiklayan nice örnekler vardir ki bir çogunu yukardaki sayfalarda gözden geçirdik; diger bazilarina da ilerde sayfalarda deginecegiz. Fakat simdiden belirtelim ki, Isaya kitabinin yukardaki satirlarinda sözü geçen "milletler" deyimi, Yahudi Tanrısinin çesitli Yahudi “sipt”larina (kabilelerine, asiretlerine) yaptigi atiftan baska bir sey degildir. Bunun böyle oldugunu iyice anlayabilmek için Yeremya baslikli kitabin birinci Bap'ina göz atmak yeterlidir. Gerçekten de bu kitapta, Yeremya söyle der:

"Ve bana Rabbin su sözü geldi: Ana karninda sana sekil vermeden önce seni tanidim, ve sen dogmadan önce seni takdis ettim; seni milletlere peygamber ettim. Ve ben dedim: -' Ah, ya Rab Yehova! Iste, ben söz söylemek bilmiyorum; çünkü çocugum-'. Ve Rab bana dedi: -' Ben çocugum deme; çünkü kime seni gönderirsem gideceksin, ve sana emrettigim her seyi söyliyeceksin... Iste sözlerimi senin agzina koydum; bak bugün milletler üzerine ve ülkeler üzerine, kökünden sökmek ve yikmak için, helak etmek ve yok etmek için, bina etmek için ve dikmek için seni koydum" (Yeremya, Bap 1: 4-10)

Burada gecen "milletler" deyimi çesitli Yahudi kavmlerine atiftir; ve anlatilmak istenen sey aslinda Yahudi egemenligi altinda bir dünya barisidir. Nitekim Mika kitabinda bunu kanitlayan diger bir örnek vardir ki söyledir:

"Ve son günlerde vaki olacak ki, daglarin basinda Rab evinin dagi pekistirilecek... ve kavmlar ona akacaklar. Ve çok milletler gidecekler ve diyecekler: -'Gelin, ve Rabbin dagina ve Yakubun Allahinin evine çikalim; kendi yollarini bize ögretecek, ve onun yollarinda yüreyecegiz. Çünkü seriat Siondan ve Rabbin sözü Yerusalimden çikacak ve çok kavmlar arasinda hükmedecek, ve uzakta olan kuvvetli milletler hakkinda karar verecek; ve kiliçlarini sapan demirleri, ve mizralarini bagci biçaklari yapacaklar; millet millete karsi kiliç kaldirmayacak ve artik cengi ögrenmeyecekler. Fakat herkes kendi asmasi altinda ve kendi incir agaci altinda oturacak ve onlari korkutan olmiyacak..." (Mika, Bap 4: 3-4) Görülüyor ki bu satirlar, Isaya kitabinda söylenilenlerin tekrarindan baska bir sey degildir. Ve tipki orada oldugu gibi burada da İsrail egemenligi altinda bir dünya barisi söz konusudur. Yine bunun gibi Zekerya kitabinda Tanrı'nin: "Dogru hükmedin ve herkes kardesine inayet ve merhamet etsin; ve dul kadini ve öksüzü, misafiri ve düskünü sikistirmayin; ve kimse kardesine karsi yüreginde kötülük tasarlamasin" (Zekerya, Bap 7: 9-10) dedigi hatirlatilir. Burada sözü geçen "kardes", "dul kadin", "öksüz" ya da "misafir" gibi sözcükler sadece İsrail oğulları ile ilgilidir; yabancilari kapsamaz. Çünkü İsrail Tanrı'sinin baska milletleri kendi öz kavmi seklinde benimsemege niyeti yoktur; onlari kendi ilahlariyle basbasa birakmistir. Ama kendi kavmi olan İsrail, kendisine asi olsa ve kendisini terketse bile Tanrı onlari birakmaz; cezaya carptirarak kendisine döndürür. Örnegin Isaya'da söyle yazili : "Ey gökler, dinleyin; ve ey yer, kulak ver; çünkü Rab söyledi: -'Ogullar besledim ve büyüttüm, ve bana asi oldular. Öküz kendi sahibini, esek de efendisinin yemligini bilir; fakat İsrail bilmiyor, kavmim kulak asmiyor. Ah ey suçlu millet, haksizligi yüklenmis olan kavm... Rabbi biraktilar... Niçin sapikligi arttirarak yine vurulmak istiyorsunuz? " (Isaya, Bap 1: 2-5)

Ama eger İsrail oğulları Tanrı'yi birakip kendi eski ilahlarina tapacak olurlarsa Tanrı onlari su veya bu sekilde yola getirir, ilahlarindan uzaklastirir.

"Eger istekli olur ve dinlerseniz, diyarin iyi seylerini yersiniz; fakat istemez ve asi olursaniz, sizi kiliç yiyip bitirir, çünkü Rabbin agzi söyledi" (Isaya, Bap 1: 19-20)

Fakat Tevrat’in Tanrı’si, İsrailoğullarına yaptigi bu seyleri, baska milletler için yapmagi düsünmez; onlari kendi ilahlariyle basbasa birakir; İsrail oğullarıni ise: "Biz daima ve ebediyen Allahimiz Rabbin ismiyle yürürüz" (Mika, Bap 4: 5) seklinde konusturmaga çalisir.

Yine Mika'da yer alan su satirlardan anlasilmaktadir ki Tanrı, İsrail'i, Asuri’lere ve Minrod ülkesine karsi galebe çaldiracak, onlar üzerinde egemen kilacak, ve Yakub oğullarınin geri kalanlarini yabanci milletler arasinda çogaltacak ve üstün yapacaktir; bütün bu isleri Yahuda kavmi içerisinden çikacak olan birisi marifetiyle yapacaktir. Söyle der: "Ve sen Yahuda (aileleri) arasinda bulunmak için küçük olan Beyt-lehem Efrata, İsrail üzerine hükümdar olacak adam bana senden çikacak..." (Mika, Bap 5: 2); "Ve duracak, ve Rabbin kuvvetiyle ... sürüsünü güdecek ve yerlerinde kalacaklar; çünkü simdi yerin uçlarina kadar büyük olacak. Ve o adam selametimiz olacak... Ve kiliçla Asur diyarini, ve... Nimrod diyarini harab edecekler," (Mika, Bap 5: 4-6)

Ve Rab sunu kesin olarak bildirir ki Yakubun övündügü seyi İsrail'in övündügü sey gibi eski haline getirecektri (Nahum, Bap 2: 21).