Ender Helvacıoğu

Harun Yahyacıların işi zor!

Harun Yahyacılar ve Akıllı Tasarımcılar, kendi görüşleri açısından oldukça tehlikeli sulara açıldılar. Fosillerin, genlerin, mutasyonların vb. dünyası, yabancısı oldukları bir mekân. Değişimin, dönüşümün, sıçramanın, sonsuz akışın hâkim olduğu dinamik-kaotik bir dünya. Bir anın bir önceki ana benzemediği Herakleitos’un dünyası.

Oysa öte dünyada işleri ne kolaydı. Kurallar baştan belirlenmişti ve hiçbir zaman değişmezdi. Sonsuz bir uyumun yaşandığı durağan bir dünyaydı öte dünya. Her şey başlangıçtaki gibiydi, dönüşüm yoktu; kurulmuş mekanizma hiç sekmeden tıkır tıkır işlerdi. Her şey mükemmeldi, çünkü insanların kavrayamayacağı düzeydeki bir aklın tasarımının ürünüydü. Öte dünyada ne evrim vardı ne de devrim; ne zaman vardı ne de uzam; ne fosil ne de mutasyon… Tek bir yasa ve tek bir kitapla bütün sorunlar çözülmüştü.

Devamını oku...

Harun Yahya ve Şarlatanlık

Adnan Oktar’ın Harun Yahya ismiyle yayınladığı “Yaratılış Atlasları”, büyük bir bölümünü oluşturan fosil fotoğraflarıyla göz boyuyor. Bu fosillerin aslında Evrim’in kanıtları olduğunu şimdilik geçelim. Fakat bu göz boyamaların arasında kitabın tamamını okumayanların gözünden kaçabilecek öyle savlar var ki, yazarın düzeyini anlamak için esaslı ipuçları sunuyor.

Her şeyin uzmanı


Yaratılış Atlasları incelendiğinde Harun Yahya’nın felsefe, matematik, tarih, ilahiyat gibi alanların; fizik, kimya, astronomi, biyoloji, jeoloji gibi temel doğa bilimlerinin; sosyoloji, antropoloji, arkeoloji, filoloji gibi toplum ve insan bilimlerinin; tıp, genetik ve mühendislik gibi uygulamalı bilimlerin ve bütün bu bilim dallarının altdallarının, ayrıntılı konularında tartışma ve yorum yapabilecek kadar uzmanı olduğu görülüyor!
Aklınıza gelebilecek bütün canlı türlerinin uzmanıdır. Memeli, sürüngen, kuş, balık, böcek, bitki… hepsinin yapısını en ince ayrıntısına kadar bilir! Görülmemiş bir biyolog, zoolog ve botanikçidir! Moleküler biyoloji, sitoloji (hücre bilimi), histoloji (doku bilimi), fizyoloji, anatomi, embriyoloji, biyokimya, mikrobiyoloji, taksonomi, ekoloji, viroloji, patoloji… aklınıza ne gelirse hepsinde iddialı yorumlar getirecek, ortaya kuramlar atacak, tüm tartışma konularına nokta koyacak kadar bilgi sahibidir!

Devamını oku...

İnsanlık Ne Kadar Aydınlandı?

Günümüzde hâlâ bir Aydınlanma sorunu var mıdır? Vardır. Hem de 17.-19. yüzyıl Avrupa’sından çok daha derin ve çok daha kapsamlı bir Aydınlanma ihtiyacı ile karşı karşıyadır insanlık. Hâlâ ortaçağ kalıntılarıyla boğuşan Ezilen Dünya toplumları için bu ihtiyacın yakıcılığını tartışmaya bile gerek yok. Ama aynı zamanda, gelişmiş kapitalist-emperyalist ülkeleri ve toplumlarını da kapsayan dünya çapında bir ihtiyaçtır bu.

Devamını oku...

İyimserlik ve Devrimcilik, Doğa Yasalarının Gereğidir

 

Tarih boyunca egemenler, sahibi oldukları sistemin değerlerini toplumsallaştırabildikleri oranda egemenliklerini sürdürebildiler. Sistem, çeşitli araçlarla, toplumu oluşturan bireylerin zihnine sızar ve kaleyi içten fethetmeye çalışır. Egemenler ezilen çoğunluğu bu yolla sistemin bir parçası, bilinçsiz destekçisi haline getirirler. Ezenler ezilmeye, yönetilenler yönetilmeye razı edilirler, razı olurlar. Bunu sadece sistemin zoruyla değil, hatta çoğu zaman bilinçsizce, isteyerek, ikna olarak (edilerek) yaparlar. Buna ideolojik hegemonya diyoruz. Marx’ın deyişiyle, “halkın afyonları” da diyebiliriz. Gerçi Marx bu deyimi din için kullanmış ama, sağ olsun kapitalizm afyonları çeşitlendirmekte son derece mahir! Bu nedenle, her türlü ideolojik hegemonya biçimi ve araçları için bu güzel deyimi kullanabiliriz.

Devamını oku...

Evrim Kuramı - Yaratılış Doğması

Bilimi, olgusal dünyadaki (evren, doğa, toplum, birey) değişimi ve dönüşümü açıklama ve anlama etkinliği olarak tarif edebiliriz. Bu açıklama ve anlama işlemi bilimsel teoriler (kuramlar) aracılığıyla gerçekleşir. Gözlem ve deney yoluyla betimlenen olguların neden öyle olduklarını açıklamak ve genellemelere gitmek çabası, kuram oluşturma çabasıdır. Kuram kimi yasa, ilke veya açıklayıcı genellemeler içeren karmaşık bir sistemdir; açıkladığı olgu alanı geniş ve çeşitlidir. Açıklama, kuramın ilk önemli işlevidir. İkinci önemli işlevi, henüz gözlenmemiş olguları öngörmek, olgu alanını genişletmektir. Kısacası, iyi bir kuram açıklama ve öngörü gücü yüksek, eleştiriye açık, kendi içinde ve bilimin doğrulanmış diğer ilkeleriyle tutarlı kavramsal bir sistemdir.


Bilim sürekli, daha doyurucu, daha fazla olguyu açıklayabilen, daha kapsamlı kuramlar arayışı içindedir. Bilimde mutlak diye bir şey yoktur; çünkü hareket, değişim ve dönüşüm sonsuzdur. Örneğin, bir dönem tüm cisimlerin hareketini açıkladığı düşünülen Newton’un klasik mekaniğinin, 20. yüzyıla doğru, gerek evren çapında gerekse atom-altı düzeyde yeni olgularla karşılaşıldığında, bunları açıklayamadığı görülmüş ve Einstein’ın Görelilik kuramları ve kuantum mekaniği geliştirilmiştir. Görelilik ve kuantum, Newton mekaniğini reddetmez, onu aşar. Bu ikisi, Newton döneminde fark edilemeyen yeni bazı olguları da açıklayan daha geniş kapsamlı kuramlardır. Bilim böyle gelişir.

Devamını oku...