“Amos”un kitabındaki Tanrı, tıpkı diğer "peygamberler" zamanındaki gibi İsrailoğullarını hem yerden yere çarpar, hem de...

Ancak ne var ki bazi kimseler, bu arada Beyt'el kahini Amtsya, Amos'un peygamberligine inanmazlar ve onu peygamberlik sevdasindan vazgeçirmeye çalisirlar. Bunun üzerine Amos, Tanrı'nin gazaba geldigini bildirir ve Amatsya'ya söyle der: "-'İsraile karsi peygamberlik etme, ve İshak evine karsi söz söyleme-', diyorsun. Bundan öturü Rab söyle diyor: -'Senin karin sehirde fahise olacak, ve oğulların ve kizlarin kiliçla düsecekler, ve topragin ölçü ipi ile paylasilacak; ve sen murdar toprak üzerinde öleceksin ve elbette İsrail kendi topragi üzerinden sürülecektir" (Amos, Bap 7: 15-17);

Ve sonra Tanrı'nin İsrail hakkinda söyledigi kötü seyleri siralar"...Ve Rab bana dedi: -'Kavmim İsrail'in sonu geldi; artik bir daha onlara göz yummayacagim. Ve o gün sarayin türküleri ulumalara dönecek... lesler çok olacak; her yerde onlari sessizce disari atacaklar..." (Amos, Bap 8: 1-3).

Fakat, yine Amos'un söylemesine göre Tanrı, her zaman oldugu gibi, bu söyledigi seylerden dolayi pisman olup İsrail'i iyi günlere eristirecegini belirtmekten geri kalmaz: "Davudun düsmüs olan haymesini o gün dikecegim... ve onun yikilmis yerlerini dikecegim ve onu eski günlerde oldugu gibi yapacagim, ta ki Edomun bakiyesini ve üzerlerine ismim çagirilan bütün milletleri mülk edinsinler... Iste günler geliyor... Kavmim İsrailin sürgünlerini geri getirecegim, ve harab olan sehirleri yapacaklar, ve onlarda oturacaklar; ve baglar dikecekler ve bahçeler yapacaklar ve onlarin meyvesini yiyecekler. Ve onlarin topraklarina dikecegim ve kendilerine verdigim topraklarindan artik sökülmiyecekler..." (Amos, Bap 9: 13-15)